“Depoda Bir Şeyler Kırılıyor” Dediğimizde Aslında Ne Kırılıyor? 🙂🧠

Depoda kırılma ve ezilme arttığında çoğu ekip ilk refleks olarak “personel dikkatsiz”, “forklift hızlı”, “paketleme zayıf” diye düşünür, bazen haklı da olurlar 😅🚜; ama sahada gerçekten tekrar tekrar gördüğümüz şey şu: Hasarın büyük kısmı tek bir hatadan değil, üst üste binen küçük kararların birikmesinden doğuyor ve o küçük kararların içinde de en sinsi olanı, ürünün depoda taşıma ve istifleme boyunca “omurgası” olacak taşıyıcıyı yani kasayı, kutuyu, sepeti ya da konteyneri yanlış seçmek oluyor, çünkü yanlış kasa seçimi depoda yürüyen bütün süreçleri, istifin stabilitesinden titreşimdeki davranışa, soğuk odadaki darbe direncinden bant hattındaki sürtünmeye kadar fark ettirmeden etkiliyor 😌📦.

Şunu söyleyeyim: Depo içinde ürün hasarı yaşamak sadece “ürün maliyeti” demek değil; iade, yeniden paketleme, tekrar sevkiyat, üretim planının kayması, müşteri memnuniyeti düşüşü, hatta bazen marka algısının zedelenmesi demek 😔💔; daha da önemlisi, bir ürün kırılıp görünen hasar verince değil, mikro çatlak veya ezilme deformasyonu oluşup rafta “daha sonra” problem çıkardığında asıl can sıkıcı tablo ortaya çıkıyor, çünkü o zaman hasarın nerede oluştuğu netleşmiyor ve sistem kendini düzeltemiyor.

Bu yazıda depoda kırılma ve ezilmeyi artıran nedenleri “gerçek depo mantığıyla” ele alacağım 😊; sonra da doğru plastik kasa seçimini, yani hangi ürün için hangi tip kasa, hangi malzeme, hangi taban tasarımı, hangi duvar kalınlığı, hangi istif kılavuzu, hangi sıcaklıkta hangi davranış gibi kararları netleştireceğim; konuşma dilinde gideceğiz ama işin profesyonel tarafını da bırakmayacağız, çünkü depo hasarı konusu “hissettiğin” değil “ölçtüğün” bir konu olunca gerçekten çözülüyor 📊✅.

Bu arada depolarda hasarı artıran klasik tetikleyiciler, çok farklı kaynaklarda benzer şekilde geçiyor: aşırı istifleme, yanlış depolama tekniği, yetersiz paketleme, yükün düzgün sabitlenmemesi gibi başlıklar, hem depolama hem sevkiyat süreçlerinde kırılma ve ezilmeyi büyüten temel unsurlar olarak sıkça vurgulanıyor.

Karşılaştırma: “Plastik Kasa” Tek Bir Şey Değildir, Seçenek Çok, Etki Daha da Çok 🙂📦⚖️

Plastik kasa dediğimizde bazen herkesin aklında aynı görsel canlanıyor: sağlam bir kutu, yanlarda delikler, üst üste dizilmiş, bitti gitti 😄; ama işin aslı şu: Plastik kasalar kullanım amacına göre malzeme, geometri, taban yapısı, istif kilidi, hijyen tasarımı, otomasyona uygunluk, nesting (iç içe geçme) ya da stacking (üst üste kilitlenme) gibi onlarca parametreyle birbirinden ayrılıyor ve bu parametrelerin her biri kırılma-ezilme dengesinde ciddi rol oynuyor.

Örneğin endüstride çok yaygın kullanılan “Euro norm kasa” yaklaşımı, ölçülerin standartlaşmasıyla depo içinde taşıma ekipmanlarıyla uyumu artırmayı hedefler; bu tip kasalarda 400×600 mm gibi ölçülerin standart bir dil oluşturduğu ve yükleme/taşıma uyumunu kolaylaştırdığı belirtilir.

Şimdi seçenekleri netleştiren bir tablo koyalım ki, konu havada kalmasın 😊👇

Kasa TipiNe Zaman Mantıklı?Kırılma / Ezilme Üzerindeki EtkisiDikkat Edilecek Nokta
Solid (kapalı duvar/kapalı taban) 🧱Cam kavanoz, hassas ambalaj, toz/nem hassas ürünDış darbe ve sürtünmeye karşı daha stabil, ezilmede duvar rijitliği avantajIslak zeminlerde drenaj yoksa hijyen planı şart
Vented (delikli) 🌬️Yaş sebze-meyve, soğuk oda, hızlı hava dolaşımı isteyen ürünKondens ve nem yönetimi iyi olunca ezilme kaynaklı bozulma azalırDelik geometrisi ürünün “noktasal basınç” riskini artırmamalı
Nesting (boşken iç içe geçen) 🪆Boş lojistiğin pahalı olduğu sistemlerBoş dönüşte maliyeti düşürür; ama kilitlenme zayıfsa dolu istifte risk artabilirDolu/boş mod geçişi operasyonda hata yaratmamalı
Stacking (üst üste kilitli) 🧩Yüksek istif, dar depo alanıİstif stabilitesi artar; ezilme “yan kayma” kaynaklı artmazKilit mekanizması kaliteli değilse zamanla tolerans büyür
Attached lid (kapaklı) 🔒E-ticaret toplama, parça lojistiği, iade akışıİçerik korunur, darbe ve kontaminasyon azalırKapak menteşesi ve kilidi kırılma noktası olabilir
ESD güvenli kasaElektronik, hassas komponentGörünmeyen hasarı (ESD) azaltırESD performansı için doğru malzeme/sertifika gerekli

Burada işin “profesyonel depo” tarafını da besleyen bir gerçek var: Depoda hasar çoğu zaman sadece darbeden değil, sıkıştırma (compression) ve üst üste yüklenme gibi sürekli yüklerden doğuyor; bu yüzden lojistikte paketleme performansını değerlendiren test yaklaşımlarında “drop, vibration, compression” gibi streslerin birlikte ele alınması çok yaygın, örneğin ASTM D4169 gibi standartlar dağıtım ortamındaki düşme, titreşim ve sıkıştırma risklerini simüle etmeye odaklanır.

İçgörü: Depoda Kırılma ve Ezilme Neden Artar? “7 Katmanlı Hasar Mekaniği” 🧠🔍

Şimdi asıl soruya gelelim: Depoda kırılma ve ezilme neden artıyor? Bu soruyu tek bir başlıkla yanıtlamaya çalışırsan ya çok yüzeyde kalırsın ya da depo gerçeğini kaçırırsın; ben bunu sahada konuşurken genelde “katman katman” anlatırım, çünkü depo hasarı da katman katman oluşur 🙂.

1) İstif mantığı bozulur, yük yanlış akar 😬📦

Depoda hasarın en büyük hızlandırıcısı, istifin “yük akışını” bozacak şekilde kurulmasıdır; ağır ürünün hafif ürünün üstüne gelmesi, paletin kenarına taşan kolilerin darbe alması, kasaların üst üste oturma yüzeylerinin hizasız olması gibi detaylar, gün sonunda “kırılan 3 ürün” diye görünen şeyin aslında gün boyu biriken “mikro zorlanmalar” olduğunu gösterir; aşırı istifleme ve yanlış depolama pratiklerinin ürünlerin ezilmesi ve devrilmesi riskini artırdığı zaten depo hasarı üzerine yazan birçok kaynağın ortak vurgusudur.

Plastik kasanın burada rolü şu: Kasanın tabanı ve üst oturma yüzeyi yükü homojen dağıtacak şekilde tasarlanmamışsa, istif “noktasal basınç” üretir, noktasal basınç da hem ürünün kendi ambalajını ezer, hem de kasanın zamanla formunu bozar, yani hasar kendi kendini besleyen bir döngüye girer 😵‍💫.

2) Forklift değil, “temas geometrisi” ürün kırar 🚜📐

Evet, forklift hızlıysa sorun; ama çoğu zaman sorun hızdan önce “temas”tır: çatallı taşıma sırasında kasanın alt kanalları uygun değilse, forklift çatalı kasayı altından eşit desteklemez, bir kenar yukarı kalkar, ürün içeride bir tarafa yüklenir ve cam şişe, kavanoz, hassas gıda ambalajı gibi ürünler o anda kırılmasa bile iç gerilim alır; sonra müşteri açınca “çatlak çıktı” diye geri döner 😬.

Burada doğru kasa seçimi, sadece “sağlam kasa” seçimi değil, forklift/palet/konveyör uyumlu taban seçimi demektir; Euro norm kasaların lojistik ekipman uyumu mantığı bu yüzden değerli görülür.

3) Titreşim ve mikro darbe, özellikle cam ve kırılgan ürünlerde gizli katildir 🥴📦

Depoda ürünler “duruyor” zannedilir ama aslında sürekli mikro hareket yaşar: palet çekme, raf önünde manevra, konveyör titreşimi, transpalet tekerinin derzden geçmesi, hatta rampada kapı aç-kapa; bunların her biri ürünü mikro darbelere maruz bırakır, bu yüzden lojistik testlerinde titreşim ve darbe stresleri birlikte değerlendirilir.

Plastik kasada burada iki parametre öne çıkar: iç yüzey sürtünmesi ve ürünün kasaya oturma biçimi; bazı kasalar iç yüzeyi fazla sert ve kaygan olduğu için, ürün “kayarak çarpma” davranışı gösterir, bazı kasalarda ise iç yüzey geometri ürünün yan duvara dayanmasını sağlayıp “çarpma mesafesini” azaltır; yani “aynı ürün, aynı depo, farklı kasa” ile hasar oranı gerçekten değişebilir.

4) Sıcaklık: Soğuk oda kırılmayı, sıcak alan ezilmeyi büyütebilir 🥶🔥

Depo sıcaklığı, kasanın darbe direncini ve deformasyon davranışını doğrudan etkiler; birçok plastik düşük sıcaklıkta daha kırılgan hale gelebilir ve darbe dayanımı düşebilir, bu yüzden malzeme seçimi soğuk zincirde hayati hale gelir.

HDPE’nin belirli sıcaklık aralıklarında mekanik özelliklerini koruduğu, çok düşük sıcaklıklarda kırılganlaşma riskinin arttığı ve yüksek sıcaklıklarda da sürünme (creep) ve deformasyon eğiliminin hızlanabildiği gibi malzeme davranışları, depo kullanımında “mevsime göre hasar artıyor” şikâyetlerini açıklayan en teknik ama en gerçekçi parçalardan biridir.

Bu yüzden soğuk oda için seçilen kasanın sadece “gıdaya uygun” olması değil, aynı zamanda düşük sıcaklıkta darbe dayanımı ve yüksek istifte rijitlik dengesini koruması gerekir; çünkü soğukta darbe dayanımı düşerse kırılma artar, sıcaklık yükselip kasa yumuşama eğilimine girerse de istifte ezilme artabilir 😅.

5) Zaman faktörü: Plastik kasada “yorgunluk” ve “tolerans büyümesi” olur ⏳🧩

Bir kasa ilk gün çok iyi çalışır, altıncı ayda kenarları gevşer, birinci yılda istif kilidi eskisi kadar iyi oturmaz, ikinci yılda bazı kasalar “tam oturmadan” üst üste dizilmeye başlar; bu, kasanın kötü olduğu anlamına gelmeyebilir, ama doğru kullanım döngüsü ve kalite standardı yoksa hasar artar.

Reusable ambalajın dayanımı ve kullanım ömrü üzerine hazırlanan teknik değerlendirmelerde, kapalı sistemlerde yüzlerce döngüye çıkan kullanım sayılarından bahsedildiğini görürsün; bu da doğru tasarım ve doğru operasyonla kasanın uzun ömürlü olabildiğini, ama koşullar kötüleşirse performansın düşebileceğini anlatır.

6) İnsan faktörü: Ergonomi kötüleşince hasar da artar 🙂🙃

Depoda çalışan kişi kasayı rahat kavrayamazsa, keskin kenarlar ele batar, taşıma yüksekliği yanlışsa, kasa doluyken “bilek kıran” bir ağırlık dağılımı yaratıyorsa, insan ister istemez kasayı hızlıca yere bırakır, sürter, çarpar; OSHA’nın depolama işlerinde ergonomi riskleri ve zorlanmalarla ilgili uyarıları, bu tür operasyonlarda ekipman tasarımının ne kadar önemli olduğunu vurgular.

Bu yüzden doğru kasa seçimi, ürün hasarını azaltırken aynı anda iş kazası riskini ve verimsizliği de azaltır; yani depo için doğru kasa, hem ürünü hem insanı koruyan kasadır 💪🙂.

7) “Karışıklık” ve “standartsızlık”: Aynı akışta farklı kasa kullanmak istifi bozar 🧩😵‍💫

Bir ürün aynı gün bir solid kasa, ertesi gün vented kasa, sonra başka marka başka duvar kalınlığında kasa ile akarsa, raflarda ve palet üzerinde istif geometrisi bozulur, yük dağılımı şaşar, forklift sürücüsü aynı hareketi yapsa bile sonuç değişir; hasar artınca da “şanssızlık” sanılır, oysa sorun standardın dağılmasıdır.

Burada küçük ama akılda kalan bir metafor kullanayım: Depoda standart kasa kullanımı, trafikte herkesin aynı şeritte, aynı yönde gitmesi gibidir 🚗🛣️; bir kişi ters yönden girince kazanın suçu sadece o kişi değildir, sistem de hata üretmeye başlar, işte farklı kasa ölçüleri de depoda istifin ters yönden girmesi gibi çalışır 😄.

Doğru Plastik Kasa Seçimi: “Hasar Azaltan 9 Kriter” ✅📦

Şimdi “tamam neden arttığını anladım, peki hangi kasayı seçeceğim?” kısmına geçelim; burada pratik bir çerçeve sunacağım ve bunu mümkün olduğunca ölçülebilir anlatacağım.

1) Ürünün kırılganlık profili ve temas yüzeyi 📦🧊🍅

Cam şişe, kavanoz, hassas elektronik parça, yumurta gibi ürünlerde “yan duvar rijitliği” ve “iç yüzey davranışı” kritik; yaş sebze-meyvede ise ürünün kendisi ezilmeye yatkın olduğu için havalandırma, yüzey pürüzü ve istifte “noktasal basınç” oluşturmayacak delik geometrisi çok önemli.

2) İstif yüksekliği ve statik yük kapasitesi 🧱📏

Depoda kaç kat istif yapıyorsun, kaç gün istifte kalıyor, raf mı yer istifi mi, bunları bilmeden kasa seçmek “sadece litreye bakarak konteyner seçmek” gibi olur; üstelik sıkıştırma risklerinin depolamada ezilme ve deformasyon yaratabildiğini anlatan kaynaklar, bu riskin sadece taşımada değil depoda da kritik olduğunu vurgular.

3) Sıcaklık aralığı ve malzeme seçimi (HDPE mi, PP mi?) 🥶🔥

Soğuk zincirde darbe dayanımı, sıcak ortamda form stabilitesi; bu ikisini aynı anda düşünmek gerekir; plastiklerin düşük sıcaklıkta kırılganlaşabildiği, yüksek sıcaklıkta ise bazı malzemelerin yumuşayıp rijitliğini kaybedebildiği bilgisi, “neden kışın kırılma arttı, yazın ezilme arttı” sorusunu mantığa bağlar.

Burada ben genel bir yönlendirme yapayım: HDPE çoğu uygulamada darbe dayanımı ve kimyasal direnç açısından güçlü görülürken, PP daha yüksek sıcaklık dayanımı gibi başlıklarda tercih edilebiliyor; malzeme seçimini “bizim depoda hangi stres baskın” sorusuyla eşleştirmek çok önemli.

4) Taban yapısı: Konveyör uyumu, forklift kanalı, kayma davranışı 🧩🚜

Konveyörde çalışacaksa taban ribleri, düz taban ihtiyacı, rulolu hat uyumu, palet üzerinde kayma; forkliftte ise çatal girişinin kasayı “eşit” taşıması; bunlar küçük detay gibi görünür ama hasarı dramatik etkiler.

5) Kilitleme ve istif güvenliği 🔒🧱

Üst üste kilitlenen sistemler, yükün yan kaçmasını azaltır; özellikle depoda dar alanda manevra varsa kilitli istif büyük avantaj sağlar, çünkü ezilme çoğu zaman “yük kaydı, bir köşeden bindirdi” şeklinde başlar.

6) Hijyen ve temizlik tasarımı 🧼✨

Gıda ve farmada kasa tasarımı temizlenebilir olmalı; kör nokta, su tutan cep, kir biriktiren keskin dönüşler, kasanın “temiz görünmesine rağmen” mikrobiyal risk taşımasına yol açabilir; bu doğrudan kırılma/ezilme değil ama bozulma ve iade oranlarını artırır, yani toplam hasar KPI’ını yükseltir.

7) Standart ölçü: Euro norm uyumu ve operasyon standardı 📏✅

Bir sistemde ölçüler standartlaştıkça palet yerleşimi, raf planı, toplama rotası, hatta stok sayımı kolaylaşır; Euro norm kasa ölçülerinin lojistik uyum vurgusu burada devreye girer.

8) Test ve doğrulama: “Gerçek hayata benzet” yaklaşımı 🧪📦

Kasa seçerken sadece katalog okumak yerine, dağıtım/taşıma streslerini simüle eden test mantığını referans almak çok değerlidir; ASTM D4169 gibi standartların düşme, titreşim ve sıkıştırma gibi stresleri bir arada ele alması, depoda hasar azaltma mantığıyla aynı çizgide durur, çünkü depo da aslında sürekli darbe + titreşim + yük kombinasyonudur.

9) Döngü ekonomisi: Dayanım, kullanım ömrü, toplam maliyet ♻️💰

Doğru kasa bazen ilk alımda pahalı görünür ama hasar azaldığında ve kasa uzun ömürlü çalıştığında toplam maliyet düşer; reusable ambalajların doğru kullanım koşullarında uzun süre dönebildiği ve yüksek rotasyon sayıları görebildiği teknik değerlendirmelerde vurgulanır.
Ayrıca reusable plastik kasaların tek kullanımlık alternatiflerle karşılaştırıldığı yaşam döngüsü çalışmalarının varlığı, “kasa seçimi sadece maliyet değil sürdürülebilirlik kararına da dönüşüyor” gerçeğini hatırlatır.

Örnekler: Aynı Depoda, Doğru Kasa Değişince Hasar Nasıl Düşer? 😊📦

Şimdi birkaç gerçekçi senaryo üzerinden gidelim, çünkü teori güzel ama depo gerçekleri daha öğretici 😄:

Birinci senaryo: Cam kavanozlu sos ürünü düşün; ürünün kendi ambalajı sert ama kırılgan, koli içinde olsa bile depoda kolinin köşesi darbe alırsa kavanoz kapak hizasında mikro çatlak oluşabilir; burada kapalı duvarlı ve tabanı yükü iyi dağıtan bir kasa, özellikle ürünün kasaya oturmasını “boşluk bırakmadan” sağlayabildiğinde, kavanozların birbirine çarpmasını azaltır, ayrıca istifte yan kaçma düşer.

İkinci senaryo: Soğuk odada sebze meyve; burada kırılma değil ezilme ve kalite kaybı önde; vented kasanın hava dolaşımı sağlaması, kondensi azaltması ve ürünün “terleyip yumuşamasını” düşürmesi kaliteyi korur, fakat delik geometrisi kötü seçilirse ürün üzerindeki noktasal basınç iz bırakır, yani vented seçerken “delik var tamam” değil, “delik ürünün basınç haritasını nasıl etkiliyor” diye bakmak gerekir.

Üçüncü senaryo: Elektronik komponent; burada fiziksel kırılma kadar ESD kaynaklı görünmeyen hasar var; ESD güvenli kasa kullanımı, ürünün bozuk çıkma riskini düşürür, bu da depo hasarı KPI’ında “geç fark edilen” kayıpları azaltır.

Anekdot: “Hasar Personelden Değil, Kasanın Dili Yanlıştan Geliyor” 🙂📦🗣️

Depo yöneticilerinden sık duyduğumuz bir cümle var: “Aynı ekip, aynı forklift, aynı depo… ama hasar artıyor 😬” Bu tip durumlarda çoğu zaman süreçte sessizce değişen bir şey çıkar: Bazen yeni tedarikçiyle kasa ölçüsü çok az değişmiştir, bazen kasa malzemesi soğuk odada daha kırılgan davranmaya başlamıştır, bazen de boş lojistik için nestable kasa alınmış ama ekip dolu kasayı da “iç içe geçer gibi” konumlandırınca kilit oturmamış ve istif kaymıştır; yani mesele “kimin suçu” değil, “sistemin hangi dili konuştuğu” oluyor.

Bunu bir cümlede özetlemek gerekirse: Depo, hatayı affetmeyen bir matematik gibidir; sen kasayı doğru seçmezsen depo seni her gün küçük küçük cezalandırır, sonra ay sonunda büyük bir hasar raporu olarak önüne koyar 😄📊.

Diyagram: Hasar Döngüsü ve Doğru Kasa Seçimi Akışı 🧩✅

Aşağıdaki metin diyagramını depo toplantısında panoya asınca, herkes aynı pencereden bakmaya başlıyor, çünkü konu bir anda “ben böyle düşünüyorum”dan “biz böyle ölçüyoruz”a dönüyor 😊:

Hasar Döngüsü 😬
Yanlış kasa → Hizasız istif → Noktasal basınç → Mikro çatlak/ezilme → İade/yeniden işleme → Daha fazla elleçleme → Daha fazla hasar

Doğru Seçim Akışı ✅
Ürün kırılganlığı + Depo sıcaklığı + İstif yüksekliği → Malzeme (HDPE/PP vb.) → Kasa geometrisi (solid/vented/stacking) → Pilot test (drop-titreşim-sıkıştırma mantığı) → Standartlaştırma → Hasar KPI düşüşü 📉

Bu akışın “pilot test” kısmını özellikle vurguluyorum, çünkü lojistik stresleri simüle eden test yaklaşımı, depodaki gerçek riskleri görmeye çok benzer; ASTM D4169 gibi standartların içerdiği düşme, titreşim ve sıkıştırma konseptleri bu yüzden değerli bir referans çerçevesi sunar.

Hasarı Azaltan Kasa, Depoyu da “Sakinleştirir” 🙂✅📉

Depoda kırılma ve ezilme artışı çoğu zaman “birinin hatası” değildir; yanlış istif, uygunsuz taban, soğuk oda kırılganlığı, sıcak alanda form kaybı, standart dışı ölçüler, ergonomi yorgunluğu, titreşim ve sıkıştırmanın birleşmesiyle oluşan bir sistem problemidir ve güzel haber şu: Sistem problemi olduğu için sistem kurarak çözülür 😄🧠.

Doğru plastik kasa seçimi yaptığında, ürün daha az kırılır diye düşünmek doğal, ama asıl fark şurada çıkar: Depo içi akış daha öngörülebilir olur, istif daha stabil olur, elleçleme azalır, ekip daha az yorulur, kalite birimi daha az iade görür, satış ekibi daha az “müşteri şikâyeti” ile uğraşır; yani kasa sadece ürünü değil, depo düzenini de korur 😊📦💙.

Buradan küçük bir pratik öneriyle kapatayım: Eğer bugün depoda hasar artıyorsa, önce ürün ve personel yerine, “taşıyıcı sistem”e bak; kasanın tabanı, duvarı, ölçüsü, kilidi, malzemesi ve sıcaklık davranışı doğru mu, sonra istif ve ekipman uyumu doğru mu, en son eğitim ve disiplin kısmına geç; çünkü altyapı yanlışsa eğitim tek başına mucize yaratmıyor 😅✅.

Sık Sorulan Sorular (10 Soru 10 Cevap) 🙋‍♀️🙋‍♂️📦

1) Depoda kırılma mı yoksa ezilme mi daha yaygın?
Sektöre göre değişir; cam ve kırılgan ürünlerde kırılma öne çıkar, gıda ve ambalajlı ürünlerde ise uzun süreli istif ve sıkıştırma nedeniyle ezilme daha sık görülür, bu yüzden doğru kasa seçimi yaparken “darbe mi baskın, sıkıştırma mı baskın” sorusunu mutlaka sormalısın.

2) Kasanın kapalı (solid) olması hasarı her zaman azaltır mı?
Her zaman değil; kapalı kasa dış darbe ve sürtünmeye karşı avantaj sağlayabilir ama soğuk oda ve nemli ortamda havalandırma ihtiyacı varsa ürün kalitesi düşebilir, bu da “hasar” gibi geri döner, yani ürünün doğası belirleyicidir.

3) Vented kasada deliklerin ürüne zarar verme riski olur mu?
Evet, özellikle ezilmeye yatkın ürünlerde delik geometrisi noktasal basınç yaratabilir; bu yüzden vented kasa seçerken delik yapısı ve ürünün temas haritası birlikte düşünülmelidir.

4) Soğuk odada kırılma neden artar?
Birçok plastik düşük sıcaklıkta daha kırılgan hale gelebilir ve darbe dayanımı düşebilir; ayrıca HDPE gibi malzemelerde çok düşük sıcaklıkta kırılganlaşma eğilimi artabilir, bu da soğuk zincirde kasa seçimini kritik yapar.

5) Sıcak ortamda ezilme neden artar?
Bazı malzemeler yüksek sıcaklıkta rijitliğini kaybedip sürünme/deformasyon eğilimine girebilir; uzun süreli istifte kasanın form stabilitesi düşerse yük dağılımı bozulur ve ezilme artar.

6) Euro norm kasa kullanmak neden avantaj sağlar?
Standart ölçü, palet yerleşimi ve ekipman uyumu açısından depo içinde dili standardize eder; farklı ölçülerin yarattığı istif uyumsuzluğunu azaltır.

7) Depoda hasarı azaltmak için test yaklaşımı kullanmak mantıklı mı?
Evet; çünkü depo da düşme, titreşim ve sıkıştırma streslerinin birleştiği bir ortamdır ve bu stresleri simüle eden test yaklaşımlarının mantığı, depodaki gerçek riskleri görünür kılar.

8) Ergonomi kasa seçimiyle gerçekten ilişkili mi?
Çok ilişkili; ergonomi kötüleşince çalışan kasayı daha sert bırakır, sürter, hızlı taşır ve ürün daha fazla darbe alır; depolamada ergonomi risklerinin önemli olduğuna dair OSHA’nın uyarıları bu bağlantıyı destekler.

9) Kasa dayanımı zamanla neden düşer?
Tekrarlı kullanımda yorgunluk, tolerans büyümesi, kilit yüzeylerinin aşınması gibi etkiler ortaya çıkabilir; doğru kalite ve doğru döngü yönetimiyle bu süreç kontrol edilebilir.

10) En hızlı iyileştirme adımı nedir?
Önce en çok hasar çıkan SKU’ları seçip, aynı depoda iki farklı kasa tipini kısa pilotla karşılaştırmak; çünkü en hızlı öğrenme, sahada ölçülen farktan gelir 😊📊✅.